Skip to Menu Skip to Content Skip to Footer
  • « Previous
  • « Next
  • « Stop
  • « Play


  • Yayın Akışı
  • Yönetim Kadromuz

Makaleler
Anasayfaya DönAnasayfa » Test Kategori
Yazarlar » [ A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z ] «
Makaleler » [ A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z ] «
HAYAL KURUN BİR GÜN MUTLAKA GERÇEKLEŞECEKTİR

HAYAL KURUN BİR GÜN MUTLAKA GERÇEKLEŞECEKTİR.

Ben sevdiklerimle belki bir gün kavuşuruz hayalini ve ihtimalini hep içimden geçiririm.

27 yıl evvel Malatya Devlet Hastanesinde Psikiyatri Servis Sorumlu Hemşiresi olarak çalışırken,Öznur’da Psikolog olarak çalışmaktaydı.
Servis olarak doktoru,hemşireleri,psikolog ve personeli ile bir bütün olarak çok uyum içerisinde çalışıyorduk.
Saygı ve sevgi çerçevesi içerisinde bir aile gibi hep birlikte çok güzel paylaşımlarımız oldu.Sohbetlerimiz doyumsuzdu.

Gel zaman git zaman herkesin bir bir yolları ayrıldı.
O zamanlar şimdiki gibi cep telefonları da yoktu.
Sevgimiz,bağlantımız gönüldendi,kopmamacasına...
Birbirimizden ayrı düşsek de,birbirimize bağımlı insanlar değildik,bağlıydık,sadıktık,vefalıydık.

Öznur’la ben ne zaman bir araya gelsek,bizden önce gülüşümüz konuşur,anlaşırdı.
Gülen gözlerimiz bir güneş gibi nasılda ısıtırdı içimizi.

Sevmek zaten başlı başına mutluluktur.

Paylaşmak ayrı bir güzelliktir,herkese nasip olmayan...

Aradan 27 yıl geçmişti dile kolay...
Gönülden sevenler ayrı düşse de birbirinden,gün gelir birbirini bulur ya hani,biz de birbirimizi bulduk ama nasıl?

Bir gün gazete haberlerinde Öznur’un bir hayat kurtardığı haberini okudum.Çalıştığı hastaneye talebeleri staja götüren öğretmen bir arkadaşıma onunla görüşüp,selam ve sevgilerimi iletmesini rica ettim ve sonrasında yine günün birinde messenger bölümünde Öznur’un mesajını gördüm ve heyecanla okudum,telefon numarasını da yazmıştı ve hemen anında aradım.
Karşımdaki ses aynı tazelikte ve oldukça samimiydi.
Gülüşünü göremesem de hissedebiliyordum,hemen karşımdaydı sanki!
Öylesine dalmıştık ki biz gençlik günlerimize,zamanın nasıl geçtiğini anlamadan sevince boğulmuştuk.
Konuşacak çok şeyimiz vardı da,vakit bir hayli geçti.
Allah nasip ederse eğer,söz verdik birbirimize en yakın müsait olduğumuz bir zamanda tekrar yüz yüze,göz göze,yine aynı gülüşlerde buluşacağız inşallah!

Ben arkadaşım görüştü de öyle beni aradı zannettim.
Meğer arkadaşım Korona dolayısıyla henüz görüşememiş.
Ben onu ararken,o beni buldu.
Bu nasıl güzel bir enerji iletişimi!
Her şey bir enerjiden ibaret değil mi?
Çevreye hangi enerjiyi verirseniz,aynen onu alırsınız.

Hayat yolunda telaşlarımız devam ederken,zaman su gibi akıp gitmekte, günbegün tükenen ömürler bir tarafa,birbirimizi hızlı tüketiyoruz,hızla da tükeniyoruz hiç durmadan...
Boşa harcanan ömrü keşkelerle,pişmanlıklarla,cankırgınlıklarıyla,boş işlerle dolduruyoruz ne yazık ki!

Şimdi her elde bir telefon,herkes tek başına!
Bir çoğu ailesiyle,dostlarıyla,arkadaşlarıyla hatır sorma,sohbet etme,paylaşma gerekliliğini bile hissetmiyor,bunun için de herhangi bir çaba da göstermiyor.
İnsanlar birbirini daha az görmeye ve daha az vakit geçirmeye başladıkça birbirinden uzaklaşıyor ve yabancılaşıyor.
Bu da hem hayatı,hem de ilişkileri olumsuz yönde etkiliyor.
Merhametten,saygıdan,sevgiden,hoş görüden uzak,vicdanının sesini bile dinlemiyor.
Güvensizlik,endişe had safhada,gitgide hissizleşiyor,iyi bir insan olma özelliklerini,güzelliklerini,duygularını yavaş yavaş kaybediyor farkında olmadan!
Bir çoğu sevdiklerine vakit ayırmaktan daha çok,ekran başında geç saatlere kadar boşa vakit harcamakla kalmıyor;
sorumluluklarından uzak,bir sürü sorunu beraberinde getiriyor ve bunlarla baş edebilmeyi,kendini sınırlamayı dahi hiç mi hiç düşünmüyor.

Günlük hayatın bir parçası haline gelen,sosyal paylaşım ağlarındaki sanal arkadaşlıklara zaman zaman bakıyorum,
duyuyorum,görüyorum da, ne kadar çok bencilce,körü körüne,fütursuzca,samimiyetten uzak,edepten yoksun!

Herkes iyi insan siluetinde.

Bu alemde herkes mükemmel,hiç kötü insan yok sanırsınız.

Arkadaşlık,dostluk kavramı da o kadar yozlaştı ki;paylaşım ağlarında paylaşımlarına beğeni veya yorum yapmadı diye
hemen birbirlerini arkadaşlıktan çıkartıyorlar,üstelik kızıyorlar çocuk gibi,kimileri de seviyesiz tartışmaları ulu orta
yapıyor.

Ben genelde fırsatım oldukça sayfamda hep kendi şiir ve yazılarımı paylaşıyorum.
Bana yorum yapanlara cevap vermeye gayret ediyorum,mümkün olduğunca.
Şayet zamanım yoksa face hiç girmiyor,kimin ne paylaştığını dahi görmüyorum dolaylı olarak.
Herkesin olduğu gibi,benim de önceliklerim var,sorumluluklarım,yapmam gerekenler var tabi ki de...

Modern dünyada insanlar sosyalleşmeden uzak,giderek yalnızlaşıyor,duyarsızlaşıyor...
Artık her ihtiyaç telefonla karşılanır oldu.
Sanal dünyaya bağımlılık pervasızca artıyor.
Ve ben bu teknolojinin güzel taraflarını benimsiyorum.
Beni eski arkadaşlarıma,dostlarıma kavuşturmasını,uzakları yakın edişini de ayrıca seviyorum.
Tıpkı Öznur ile beni kavuşturması gibi...

AYLA CERMEN TÜFEKÇİ

" Hayal etmek de bir yaşam şeklidir.
Her şey önce bir hayaldir.
Hayallerini gerçekleştirmek de çaba ister,sabır ister,azim ister." 

AYLA CERMEN TÜFEKÇİ

Yazar
Ayla Cermen Tüfekçi

Çevrim Dışı (Offline)
Diğer
Bu Makale 3299 kişi tarafından okundu.
Makale Oylama
Sadece kayıtlı kullanıcılar Oylama yapabilirler. Lütfen üye girişi yapın ya da kayıt olun
Yazar Yorumu
Bu Makale için henüz yorum yapılmamış.
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen üye girişi yapın ya da kayıt olun
 

Istatistikler

Toplam Üye:2301
Aktif Üyeler:2260
Son Üyemiz:ali erdin
Son Ziyaretçi:SUSURLUKLU

CEP TELEFONU İLE DİNLE