bir deniz biliyorduk,
birde telli sazlar içinde-
bir iki ölçek
bu şarkı bizim,
en konyak halimle sevişirken
biz bu üç adım
bu şiir bizim,
en veda halinle aşk koşarken
ekvatora
dağlara ferhat rotası kadar kaybolduk yağmur
boğulduk da yağmur şarkılara biz bu üç adım
kaç adım savrulduk kaç adım diz çökerek seninle
kapadın gözlerini taş üstünde taş yıktık bu şehri
ağaç yapraklarına düşen düş kadar ıslandık hani
kıskandık yani, çiçek açan bir kır ve kuşun uçuşu
bir adın, bir adım daha durulmasak, ölmesek diye
dün,
biliyorduk bir yerinde
pandomim sessizliği hayatın
bu yüzden
sana bitti diyemedim
içerek karanlığı biz bu üç adım
biliyorduk seninle
her aşk yarı bir açık kapı
herkesin sığacağı ekvatora açılan
biliyorduk
sessizce çökerken gece,
karanlık düşecek yüzüne yürüyen
birinin
meyhanelere agora rotası kadar kayboldum yağmur
boğuldum da yağmur gülerken gözlerinin önünde
kaç yol sabahladım sana, kaç kadeh masa başında
kıyametlerim
kaç lanet çığlıklarım böyle, kaç amonyak keder
kaç beli kambur, tambur elinde cebinde taksim
© s u s k u - 2 0 0 9 |