Şiirimin Dili İstek Paneli Ziyaretçi Defteri Mesajları
Ana Sayfa Yönetici Giriş
Sayfa Şablonu:
1...1415161718...20 « Önceki Sonraki »
Toplam : 290 mesaj
Mesaj Yaz

08/04/17 00:19

yitikozan/



Selmlar iyi yayınlar geceguşu asker arkadaşım, şiirle birlikte sesinin ulaştığı her yere her gönüle selam olsun

BELLİ Kİ GÜNEŞİN BAŞI DARDADIR

Çiçekler buz tutmuş yüce dağlarda,
Belli ki güneşin başı dardadır!
Bir gülün sarısı kalmış allarda,
O ceylan sevdiğim uzaklardadır!

Gönlüme davetsiz gelir her hüzün,
Tadını gam almış baharın, yazın,
Şu ömrün de sonu varmış ne hazin,
Ümitlerim meçhul bir diyardadır!

Bu ne hal ki, aşka zaman yetmiyor,
Sevdâ, otağında mekan tutmuyor,
Gül hârelense de artık ötmüyor,
Şeyda bülbül şimdi âh-ü zârdadır!

_____________yitikozan

07/04/17 23:15

MAHURBESTE/


Baharın Gelişine Sorular

Her bahar gelişinde yeşil yeşil açılan
Bu yaprak o yaprak mı ,söyle kardeşim, dostum
Bin bir çeşit çiçekle böceğin buluştuğu
Bu toprak o toprak mı söyle kardeşim ,dostum
***
Üç-beş kişi toplanıp eski günden dem vurup
Bahar dalı uzatıp, seveceğiz öyle mi?
Fındık fıstık şarkılar söyleyip de coşkuyla
Dalga dalga sularda yüzeceğiz öyle mi?
***
Ya birimiz ansızın terk ederse dünyayı ?
Sana da bana da bir ateş düşse,kor düşse
Umutlar sevdaları kovalasa günbegün
Işık ışık çöllerde söneceğiz öyle mi ?
***
Saadet daim bizim ,masmavi gök yüzü biz
Uçuşan kelebeğin , yüreciğindeki hız
Ve bir arıcasına ,petek petek iz olsak
Kalp kalbe karşı, yanacağız öyle mi ?
***
Durup durup değişen, dünya güzel dünyamız
İşte böyle bir günde ediplere aşk olmuş,
Yaz bitmiş de sonbahar ,kapımızı çalmış ve
Dünyamızı anlatmak ,bu şaire meşk olmuş...

hea- 30.03.2017 SAAT: 20:32


Halide Edip Avcı




03/04/17 00:11

TURGUT UZDU/


İYİ YAYINLAR KUZUM. ŞİİR UZUN OLDUĞU İÇİN İKİ MESAJ OLDU. DİNLEYEN DOSTLARA SEVGİ SELAM VE SAYGILARIMI GÖNDERİYORUM. BİR DE SİBEL CAN ÇALARSAN SEVİNİRİM.

03/04/17 00:10

SÜNDÜZ BİGA/


Güzel bir yayın akşamı diliyorum Serda hanım .. Dün kızımın doğum günüydü onun için yazdığım bir şiire ses olursanız çok mutlu olurum..

BETON BİNALARIN TEKNOLOJİK KIZI

Mor menekşeler açtı, böcekler uyandı
Dereler inledi, koyun kuzu meledi
Yıldızlar ışıl ışıldı, yakamoz raks halinde
Mevsim bahar
Nisanın başı, yıl seksensekiz
Beton binaların içinde, bir oda
Bir kız geldi dünyaya, aydınlık
Pembe yanaklı, elleri yumuk
Güzel Tuğçem hoş geldi..

Mor menekşeler yoktu, doğduğun yerde
Kent, yığın yığın beton
Dereleri resimlerden, tanırdın
Şehrin ışıkları, yıldızlardan parlak
Hatırlarmısın benim köyüme gitmiştik bir ara
Görünce ineği büyümüşdü gözlerin,
“Ne büyük köpek” bu anne

Kızım!
Güzel bakışlı, melek yüzlüm
Sen hiç ağaçlara. tırmanmadın!
Bir kaynaktan. buz gibi su içmedin!
Seksek çizecek, bir alanın olmadı!
Dalından, meyve çalamadın komşunun
Kırlarda uçurtamadın, uçurtma özgürce
Hapsettik, çok katlı binaların dairesine
İçiremedik. taze inek sütü..
Yapay mamalarla büyüttük seni
Hormonlu besinler
Hala korkarız sağlığından
Verdik teknolojik oyuncaklar eline
Hayatın testlerde, abcd şıkları
Koşturduk yarış atı gibi o sınavdan, bu sınava
Terine aldırmadık, soğumasına izin vermedik
Kavga bile edemedin, arkadaşlarınla
Sistemde yerin, şartıydı bu
Üçüncü kuşağın İstanbullusu
Beton binaların, teknolojik kızı

Birey olman için uğraştık, yinede
Nazımın dediği gibi “bir ağaç gibi tek”
Ve “bir orman gibi kardeşce”
Ve suçumuzu bildik her zaman
Gözlerine bakarken..
Bilirdik, özür dilemek yetersiz

Büyüdün, genç kız oldun artık
Bitirdin, büyük büyük okulları
Ve geçtin karşıma özgür, dingin, gururlu
Gürdü sesin, ışık saçıyordu gözlerin
Direneceğim!
Çalışmayacağım yirmi saat
İki çocuğuma bakmak için
İnsan onuruna yakışan olacak yaşam
Olmayacak hayatım sizin gibi
Etmiyorum kabul, sistemin ezilmişliğini
Mücadeledeyim, sakın kızmayın bana
Eşit, insanca yaşam herkesin hakkı

Biliyorum, sizlerle dikilecek tek tek ağaçlar
Yeşerecek kıraç topraklar..
Umut veriyorsun, mutluluk
İyi ki doğdun iyi ki varsın
Sen benim değilsin artık yavrum
Bu toplumun, bu yurdun evladısın..
Düşmesin başın dara, mücadele yolunda
Düşerse de anan her zaman yanında…

03/04/17 00:09

TURGUT UZDU/


Tesadüfüm Nerdesin

Gölgesinden bile korktuğum şey aslında aradığım mı bilmiyorum
Kaçıp saklanıyor muyum
Budur işte deyip sarılıyor muyum belli değil
Mühürledim dudaklarımı aşka
Susuyor muyum, haykırıyor muyum belli değil

Zamanı damlalara katıyorum zaman zaman
Şafağın kızıllığıyla yıkanıyorum
Hüzünlü müyüm, arınmış mıyım belli değil
Binlerce defa kırdığım aynaya takılıyor gözlerim
Gülümsüyor muyum, ağlıyor muyum belli değil

Çaresizliğimin açılmamış gül bahçelerine meftunum
Budur diyerek sarıldığım her goncada ben kadar hüzün
Duyuyor muyum, soruyor muyum belli değil
Yürek ağrımı yargılamaktan bıktım
Hakim miyim, mahkûm muyum belli değil

Umut meltemlerini çağırıyorum her nefeste
Bir tutam saç kokusu ne olur
Titresin artık yüreğimin dizleri diyorum
Terliyor muyum, korkuyor muyum belli değil
Bir nefes değil mi dünyanın ödünç verdiği bu kör yokluğun yanında
Yaşıyor muyum, alıyor muyum belli değil

Aynı tekerleme mısralarımın fatihi
Kölesi miyim, efendisi miyim belli değil
Zincir şıkırtıları göğsümü deliyor
Mil çektiğim yüreğimin gözleri yollarda
Arananın gölgesi miyim kendisi miyim belli değil

Ruhuma borcumun adı beklemek
Kaderime küskün müyüm, bekliyor muyum belli değil
Tesadüfleri severmiş aşk
Bütün şarkıların nakaratı aynılaştı sebepsiz
Yazıyor muyum, dinliyor muyum belli değil

Satın artık şu sağır yalnızlığımı
Gönlümün kimsesizliğinden yoruldum
Gözlerindeki gülümsemeyi içmek istiyorum gel
Sekmez kurşunlarla vur korkumu tam alnının ortasından
Böyle yaşamanın ölmekten nasılsa farkı yok
Bir fidanlık yüreğimde açmamış tek gülümsün diyebilsem gülüm
Diyebilsem

Tesadüfleri severmiş ya aşk
Sıra sende şimdi
Söyle neredesin tesadüfüm
Tesadüfüm nerdesin
Neredesin
TURGUT UZDU

02/04/17 23:23

SUSURLUKLU/


SERDA HANIM ŞİİR GÜZELLİĞİNDE BİR YAYIN DİLEĞİYLE SELAMLAR SAYGILAR GEYVE'DEN. ŞİİRİME SES OLUP ELİNİZİN ALTINDA VARSA BUGÜN GÜNLERDEN GÜZELLİK / HOŞ GELDİN DİNLETEBİLİR MİSİNİZ. SAYGILARIMLA.
BİZ Kİ AŞKA AŞIĞIZ

İsteyen meczup desin, dileyen tutsun taşa,
Küskünüz baharlara, yazımız dönmüş kışa,
Vermeyiz gönlümüzü ahu göz, kalem kaşa,
Mecnunlara yoldaşız, çöllerde divaneyiz,
Biz ki aşka aşığız, vefaya pervaneyiz.

Ferhat’ın dağ yerine deldiği bağrımızdır,
Bülbülleri râm eden dildeki çağrımızdır,
Ta ezelden inleyen, kalpteki ağrımızdır.
Ömür denen sarayda metruk bir viraneyiz,
Biz ki aşka aşığız, vefaya pervaneyiz.

Ney midir şu bağrımız, neden dinmez nâlesi,
Kaç mehtabı ışıtır sevdamızın hâlesi,
Âlemi sermest eder ehl-i aşk piyalesi.
Pîrin bâde sunduğu bir kutlu meyhaneyiz,
Biz ki aşka aşığız, vefaya pervaneyiz.

Bin direğe bin bayrak etsinler derimizi,
Aşk uğruna ezelden koymuşuz serimizi,
Dost yolunda türabız, seçmişiz yerimizi.
Sonumuz kutlu menzil, dünyada bahaneyiz,
Biz ki aşka aşığız, vefaya pervaneyiz.

Kuyuyu saray bilmek töredir kutlu aşkta,
Yalnız. dost mihman olur gönül denilen köşkte,
“ Esselâh” son kelâmdır özlediğimiz meşkte.
Cânâna cân aşının sunulduğu haneyiz,
Biz ki aşka aşığız, vefaya pervaneyiz.








01/04/17 23:25

Sevda Aytan/



nilgun hanımcım fethıyeden sevgıler gonderıyorum... guzel bır yayın akşamı olmasını dılıyorum.. bır sıırle geldım ses olursanız sevınırım... sımdıden tesekkurler..

ACI BİR VEDA

Birazdan dökülecek har sözlerinde
Yığ üstüme taşları dağılmayayım
Sanki göç hazırlığı var gözlerinde
Çek git bir an önce de boğulmayayım

Şimdi bir hoşçakalın maziye taşır
İşte o an bu aşkın ecel vaktidir
Sen yoksan ayazdayım yüreğim üşür
Madem ki gideceksin mecal vaktidir

Gökyüzümsün demiştim inan öyleydi
Sonsuza dek gitmeyi ahdımız bildik
Her gün yarına gebe birer kaleydi
Ne söz kaldı ne yemin ne hale geldik

Titremiyor hiç sesin veda ederken
Hayallerim yıktığın, anlamadın mı?
'Bitti' demek kolay mı çekip giderken
Ah sessiz feryadımı dinlemedin mi?

Gözünü hiç kırpmadan Sevda'yı ittin
Dipsiz kuyu içinde kıvranır durur
Öyle boş öyle sensiz bırakıp gittin
Acı bir veda şimdi yüzüne vurur

SEVDA AYTAN
03/02/2016 00.00

01/04/17 23:21

SUSURLUKLU/


NİLGÜN HOCAM SIKINTISIZ BİR YAYIN DİLEĞİYLE SELAMLAR SAYGILAR GEYVE'DEN. ESKİLERDEN BİR ŞİİRLE GELİVERDİM. SES OLUP NEZİH AĞABEYİMDEN SESSİZ GEMİ'Yİ DİNLETEBİLİR MİSİNİZ. SAYGILARIMLA.
NASIL SEVMİŞİM

Anlatamam gül yüzlüm, mısralar kifayetsiz,
Ateşlere atsan da, yanarım şikayetsiz,
Mısrası dipsiz kuyu, anlamı nihayetsiz,
Her hecesi aşk olan şiir gibi sevmişim.

Hiç yoktur merhametin sevdanın muhtacına,
Misafir olmuyorsun vuslata duacına,
Hekimlere küskünüm, inanmam ilacına,
Derdime derman olan zehir gibi sevmişim.

El gülzâr zannetse de, yangın yeridir sinem,
Sevdada gıpta eder, bize Aslı’yla Kerem,
Göz yaşım şahit bana, sende yok olmak çarem,
Aşk ummanına akan nehir gibi sevmişim,

Bu öyle bir sevda ki, miadı dolmayacak,
Can evime diktiğim goncalar solmayacak,
Bizden önce yoktu aşk, sonra da olmayacak,
Ben seni evvel gibi, ahir gibi sevmişim.

Vuslat denilen güneş, bir gün bize de doğar,
Kavuşunca, çöllere aşk yağmurları yağar,
Sana adak bir canım, bir de şiirlerim var,
Seni, sana sevdalı şair gibi sevmişim.



27/03/17 00:35

rose lady /
ankara =manisa

ferhat göçer .aşkın mevsimi olmaz rica etsem sayın dj im

27/03/17 00:26

MUZAFFER KÖNDEL/


YAPRAK

Yeşil rengi nerden aldın ey yaprak?
Anamız bir, babamız bir; su, toprak,
Sen dalından, ben bedenden ayrılsak,
Gideceğiz menzil aynı, yol aynı.

Acımayıp kestiler de dal verdin,
Salkım salkım üzüm verdin, bal verdin,
Sen dalında çiçek açtın, gül verdin,
Kokladığım çiçek aynı, gül aynı.

Rüzgâr esti dalımızdan kırıldık,
Bir yana sen, bir yana ben savrulduk,
Sen dalından, ben kalbimden vurulduk,
Düşeceğiz toprak aynı, dal aynı.

Çağlayandın yeşil yeşil akardın,
Domur domur gözlerinle bakardın,
Sen alevdin gönülleri yakardın,
Gözden akan yaşlar aynı, sel aynı.

Kuruttular için için ağladın,
Bedenine tel sardılar çağladın,
Kalem olup yâr yolunu bağladın,
Aşkı yazan kalem aynı, dil aynı.

Senin ömrün bir kaç mevsim an idi,
Benim ömrüm bir nefeslik can idi,
Sensiz hayat bana bir zindan idi,
Yanacağız ocak aynı, kül aynı.

Aşığıyım nur cemâli ararım,
Mecnun oldum kaderime sorarım,
Sen ateşte, ben gönülde yanarım,
Alev aynı, ahlar aynı, hâl aynı
Alev aynı, ahlar aynı, Yâr aynı,
Muzaffer KÖNDEL

26/03/17 23:39

BEYAZDAG/


Hayırlı aksamlar iyi yayınlar Gültekin bey
İmkansızlığım;apansız geliyorsun aklıma gecenin yarısı ve o günden sonra sensin her gecenin yarası.
Kim kazanır ki ?
Payımıza düşen aşk mı ?
Yoksa yere düşen aşk mı ?
Kal,gel yada gitme diyelim
Paylaşımımın adı gerçek olan imkansızlığın ve ardından hırsız polis imkansız aşk eserini rica edeceğim.Tüm dostlara yüreğimden kucak dolusu sevgiler ve saygılar.En güzel geceler sizlerin olsun…
Gerçek Olan İmkansızlığın!
Öylesine bir sessizlik çöker bazı günler,öylesine işte. Nedeni belli olmayan sessizlik içinde kalırsın. Konuşamazsın dilin lâl olur. Sözler dökülmez dudaklarından, harflerkelimelere, kelimeler cümlelere dönüşmez; hepsi yüreğine hapsolur.
Her söz hapsolmazki odana, her bakış değmez ki gözlerine, her kelebek konmaz ki çiçeğine, her duan kabul olmaz ve gerçekler bekler seni sokak başında yığılmış,birikmiş bir şekilde.Varlığın masum, gözlerim nemli. İşte gerçek olan imkânsızlığın.
Zaman dar, nefes dar oysa ortada o kadar acı varken. Zaman dar ama durum değişmiyor. Nefes dar ama yürek taşımıyor. Geniş acılara rağmen hep ümitli insan,hazır ve nazır bekliyor.
Çaresizlik duygusunda bile her şeye rağmen ümit diyorsun. Gönlünden ve elinden hiçbir şey gelmezken kavuşmalar oynuyor hayalinde. Geriye kalmak mı? Hüzün, çaresizlik ve sessizlik.
Sevgi kalp ile, kalp sevmek ile, aşk ise seninle. Ama suskunum sen imkânsızsın, sensizlik imkânsız, aşk da imkânsız. Sevgimde seni tanımlayan her şey, eksik bırakmayan her şey var. Tüm eksik yanlarım, tüm tamlarım var imkânsızlıklarımda. Durdum…Ellerimi ve yüreğimi yanar buldum. Durunca hayatın içinde savrulan benmişim, kendimi buldum. Ne kadar kaçsa insan yine de yakalanır kaderine. Heybede neler var kimbilir…Heybe neler ile dolu? Heybende acıların en imkânsızı aşkın var. Aşk ağlatır mı usta?
Er geç hakikatle tanışmalı ve bunun içinde yoğrulup dönüşmeli. Aşınmış yollarda yürürken rüzgâr esintisini sol yandan yedi mi insan, hakikatlerin sıcaklığı yürek yangınına dönüşür. An gelince dökülür hakikatler. Bir anahtar beklenir, vuslat özlenir.
Sessizlik içinde kocaman bir boşluk var, yarına ümitleri taşıyan anahtar arıyorum. Dalar gözlerim farkında olmadan hayallere. Ve biter yürek sızısı ansızın, vuslat gelir özlem gider. İmkânsızlığın devir teslim eder yerini vuslata. Gel uzaklaşma, uzağı tercih etme aşk. Kal, gel yada gitme.
Bir can gelir ‘‘ben’’ben olurum…


25/03/17 22:30

ziya yildirim/


....Küskün siirler...
(SENSIZ MUTLULUK)

Her geceye ayrı bir yanlızlığım düşüyor
Sim siyah kesti bu gün denizler
Sahilde ölü bir martı,
Yüreğimde son göçten kalma bir acı peydahlanmış
Bir avuç sevgi vurdum yanaklarıma

Heyhat!
Ne çok zormuş ayak uydurmak Dünya, ya

Tir tir titriyor şimdi ay ışığı
Güneş, in umrunda mı sanki
Nasılsa
Hep geceler de vurulur göç çocukları
Hep aşk üstlenir bu sevdasız ölümleri
Hep benim mi yüreğimde yargılanır bu zulümler?
Her feryadıma bir ayrılık yenik düşmüş
Her kavga da bir aşk benliğimi işgal etmişse;
Yenilen benmiyim?
Oysa bir halk iktidarıydı hayalim
Yenilmez bir ordum
Ucsuz bucaksız şehirlerim vardı
Sen varsın diye hükümet de bendim
muhalefette.
Neler oluyor?

Say ki hiç gelmedi ilkbahar
Say ki bu hüsranı hiç yaşamadık
Nedir bu ayrılığın iz düşümü yüreğime
Nedir bu her iklime kafa tutan kar boran geceler?
En zor günüme sensizliği düşürüyorlar böyle
Sen bir yerde,
halkımın esareti ayrı bir yerde.
Hangi yanıma yatsam aynı acı
Hangi şiiri okusam içinde aynı sancı
aynı caresizlik, aynı ayrılık

Çöl çöl, deniz deniz, nehir nehir geçiyorsun yüreğimden
Ne çölde yanıyorum
Ne denizlerde duruluyorum
Pirler aşkına, ozanlar aşkına düşsün artık yakamdan bu ser sefil Dünya
Azad etsin beni sensizlikten
Bir an kor gibi yanan bu dağlara da acısın
Ağaç gibi olmuşuz
Her bir şairin şiirinde kardeşlik esmeğe çalışıyoruz
Sana, anneme ve ülkeme,

vay be
Ne çok zormuş sensizliğe direnmek

Özlemim gurbetime yenik düşmüş
Yolların hangisinin sılaya gittiği
hansisinin zulüme karşı koyduğu direnişimde saklı
yarimi,
yurdumu,
ve özlemimi şiirlere gömmüşüm
acıya gülmüş
gözyaşımla alay etmişim

Yine de
sana, anneme ve ülkeme uzak olmak ne cok zormuş?

Bir gözlerine
birde yurdumun dağlarına esir olmuşum
Her akarsuda,
Her bir çam dalında,
alın terimin kokusu var..
Sac telinde ilahi bir renk olmuşum
bir besmeleyle dokunsam,
yüregim özgürlesecek
Olmuyor.

Olmuyor
ne olur olsun artık umudum
sen,
ve sila yolu
ve yurdum
düşün artık dünyama
Düşün bir gece rüyama

Anla işte
göc yollarında sensiz mutluluk çok zormuş

25.03.2016
Ziya Yildirim Güntekin

24/03/17 23:30

MAHURBESTE/


SEN ÇANAKKALE

Yüz iki yıl geçmiş de geçmedik senden
Geçmeyiz de ne senden ne de sevginden
Bir yurtsun ki 'geçilemez' dedirten

Sevdan bizi sardı biz seni Çanakkale
Vatanımın kutlu ili sen Çanakkale

Kıyametti savaşın tıpkı kıyamet
Allah Allah sesleri sanki bir davet
Allah için cenk ettik ,sonu hidayet

Sevdan bizi sardı biz seni Çanakkale
Vatanımın kutlu ili sen Çanakkale

Savaşta çocukları, sen bırakmadın
O masum erleri bağrına bastın
'Hasta adam'diyenleri yine yanılttın

Sevdan bizi sardı biz seni Çanakkale
Vatanımın kutlu ili sen Çanakkale

Türkünü söylesem, taşların inler
Şiirini okusam şehitler dinler
Seninle yüz iki yıl mesafe diner

Sevdan bizi sardı biz seni Çanakkale
Vatanımın kutlu ili sen Çanakkale

Yağmur yağsa bilin ki kızıldır rengi
Yıkarız batılı ,çeliği, fendi
Biz 'korkmadık korkmayız 'demedik mi

Sevdan bizi sardı biz seni Çanakkale
Vatanımın kutlu ili sen Çanakkale

Dedelerim , dayım sende yatıyor
Bu yürek senin ile senle atıyor
Ben okudukça annem, babam ağlıyor

Sevdan bizi sardı biz seni Çanakkale
Vatanımın kutlu ili sen Çanakkale

Nicedir görmedim ben ,böyle bir toprak
Toprağı insan gibi ,insanı toprak
Irmağı kan ağlar, kanları ırmak

Sevdan bizi sardı biz seni Çanakkale
Vatanımın kutlu ili sen Çanakkale

Ne kadar anlatsam da yetmez şanına
Sözlerim kifayetsiz, varmaz yanına
Yüz iki yıl nedir ki, baksan yarına

Sevdan bizi sardı biz seni Çanakkale
Vatanımın kutlu ili sen Çanakkale

Edibim ben yazmasam dillerim durmaz
Yazsam da elim varmaz,canım dayanmaz
Hiç kimse seni bizden almaz, alamaz

Sevdan bizi sardı biz seni Çanakkale
Vatanımın kutlu ili sen Çanakkale

18.03.2017



Halide Edip Avcı


YORUMUNUZ İÇİN ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.SAĞOLUN

24/03/17 23:06

İbrahim Aydınlı/
Trabzon

İyi yayınlar Mustafa Bey...Benim seslendirdiğim 'Ağlamışım gülmüşüm 'eserini çalarsanız sevinirim...İstanbul'dan selamlar, saygılar...

24/03/17 23:02

AYHAN KULA/
BURSA

Çözülmeyen Bilmece


Albümün en son sayfasında gördüm
Solan resmine bakıp bakıp güldüm
Verdiğim acı ile kuruyan göle döndüm
Çözülmeyen bilmecesin çözemedim

Seviyorum dediğin gün hep ağlattın
Neydi maksadın karalar bağlattın
Yanan bağrımı kor kor dağlattın
Çözülmeyen bilmecesin çözemedim

Kendin geldin yanıma durmadın
Ateşlere attın halimi sormadın
Gel dedikçe yanıma varmadın
Çözülmeyen bilmecesin çözemedim

Dışarda kar yağsada içim ısındı
Ellerim anlamadan resmini yırttı
Gönlüm aşkı tozlu raflara sakladı
Çözülmeyen bilmecesin çözemedim

Pişman oldum sanıp beni sormuşsun
Be kalp çalan hırsız elin olmuşsun
Hayatını kötülük üzerine kurmuşsun
Çözülmeyen bilmecesin çözemedim

12.01.2015
17:45

Ana Sayfa Yönetici Giriş
Sayfa Şablonu:
1...1415161718...20 « Önceki Sonraki »
Toplam : 290 mesaj
Mesaj Yaz

aSgbookPHP v2.4.160918